![]() |
karşıYuvar
|
![]() |
|||||||||||||||||
Ülke bir iki aydır kilitlenmiş, cumhurbaşkanlığı seçimi ve darbe arasında bir o yana bir bu yana yıkılıyor. En ılımlı demokratlar bile devletin 3 önemli koltuğunun aynı siyasi parti üyelerince kapatılmasının sakıncalarından dem vuruyor. Allah aşkına bu ülke, Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanlığı, Bacı Çiller’in başbakanlığı sırasında daha mı emin ellerdeydi. Yargısız infazların, fail-i meçhullerin cenneti olmadık mı? Bu yetmiyormuş gibi cumhurun yeğenleri tarafından bankalar boşaltılmadı mı? Adına halk dediğimiz o muammanın alın teri, emeği bir gecede çalınmadı mı?
Bugün 1 Mayıs 2007. Halkın önüne cüppeli ya da postallı faşizmden başka seçenek yokmuş gibi davranan “eliter” demokrasimizin sosyalist taleplerden nasıl korktuğunu bir kez daha görüyoruz. Aman solcu olmasınlar, diyerek İslamcılaştırdıkları tosunlarla yalandan güreşe tutuşan “eliter” ulemanın korkuları hiç değişmiyor. 1 Milyon insanın toplandığı miting için sıradan önlemler alarak, gösteri ve yürüyüş yasasının ne kadar abartılı bir yasa olduğunu dünya aleme gösrterilmişken, bugün yapılacak kutlamalar için trenler, vapurlar, köprüler yolcu taşımaya kapatılıyor. İnsanlar sokak ortalarında yine coplanıyor, otobüslere biber gazlarıyla saldırılıyor. Zinde Fettullah güçleri Tandoğan ve Çağlayan’ın acısını Taksim’i tekrar almaya çalışan, cüppeli- postallı faşizme hayır, diye haykıran insanlardan çıkarmaya çalışıyor. Bir kez daha görüyoruz, bu ülkede asıl sorun, egemenlerin faşizmin dozu konusunda karar verememiş olmasıdır. Cüppe de giyse, postal da giyse faşizm faşizmdir.
|
|
||||||||||||||||||