karşıYuvar

cinNet     altYazılar     çizgiDünya     cinAynalar     karşıYuvar     dipŞiirler     belGelik     baĞlantı  

 BEYRUT ÇİÇEK KOKUYORDU!

Burcu Güldemet  

Daha dün çiçeklerle bezeli caddelerde çocuklar, annelerinin elinden tutmuş oyun parklarına, spor sahalarına, büyük anne ziyaretlerine ve şekerci dükkânlarına gidiyorlardı. Bugün kan kokan caddelerde çocuklar, annelerinin elinden tutmuş bilinmeyen yerlere gidiyorlar. “Anne nereye gidiyoruz?” Bir anne için bu soruyu cevaplamak hiç bu kadar zor olmuş mudur? Kocaman bir öpücük kondurarak küçük kızının alnına, boğuk bir sesle “Sokakların çiçek koktuğu yere bir tanem.” diyebilir ancak.

2005 Eylül’ü hayatımda önemli bir dönem ve aynı zamanda dönemeç oldu. Dünyanın dört bir yanından yaşları 19 ila 70 arasında değişen 300 kadın, Beyrut’tan başlayıp Şam, Amman ve İsrail sınırlarından geçerek Ramallah’a uzanan yaklaşık 1000 km’lik bir yolculuk yaptık. Bu bir yolculuk olmakla birlikte ciddi bir eylemdi de aynı zamanda. Bu eylemin en önemli yanlarından biri yolun yaklaşık 350, 400 kilometresini bisikletle kat etmemizdi. Bisiklete binenlerin bir iki istisna dışında hiçbiri profesyonel sporcu değildi. Kimisi avukat, kimi gazeteci, kimi öğretmen, kimi öğrenci, kimi emekliydi. Yani hepimiz sıradan insanlardık. Gündelik hayatlarımızın güvenli kanatlarından çıkıp, savunduğumuz değerler uğruna karşılaşacağımız zorlukları göze alarak bir araya gelmemiz bizlerin bu sıradanlığını değiştirmemiş, aksine sıradan insanların isterlerse neler başarabileceklerinin güzel bir kanıtı olmuştu.

Barış yolculuğumuza başlamadan önce pek çok olumsuz eleştiri aldım. Sonradan konuşurken ortaya çıktığı üzere diğer arkadaşlarım da benzer eleştirilere maruz kalmışlar. Eleştirilerin yoğunlaştığı nokta ‘Bir avuç kadın, bisiklete binerek Orta Doğu’ya barış mı getireceğinizi düşünüyorsunuz? Bu eylem yöntemi hiçbir işe yaramaz.’ noktasıydı. Gitmeden önce bu soruya verdiğim cevaba olan inancım, döndüğümde biraz olsun eksilmemiş tersine perçinlenmişti: “Bizim yaptığımız eylem, barışa katkıda bulunmak için en iyi yöntem değil belki ama bir yöntem ve biz yapıyoruz. Sadece konuşmuyoruz. Sonuçta uygulanan politikalarda hiç bir değişiklik elde edemesek bile biz değişeceğiz. Değişen ve gelişen algımızla daha iyi yöntemler bulacağız. Barış bir süreç istiyor. Biz bunun farkındayız. Bu süreç içinde bombaları söküp, çiçekleri dikmeye devam edeceğiz.”

Bisikletle yol aldığımız zamanlarda, alışık olmadığımız garip bir sıcak, susuzluk ve yorgunluğun ardından en güzel ödülümüz gülen yüzleriyle bizi karşılayan insanlardı. Neden orda olduğumuzun farkındaydı pek çoğu. Barışa pedal çevirdiğimiz günlerden biriydi. Gözlerim yol kenarındaki kadının gözleriyle kenetlendi bir an. Kucağında bebesi, göz yaşlarını silmeye bile çalışmıyordu. Dünyanın en esritici duygusu beraberlik, birliktelik, dostluk duygusu. Baştan aşağıya ürperdi içim, tüylerim hazdan diken diken, ben de el salladım onlara.

Şimdi yerle bir olan -Beyrut havaalanı’na indiğimizde geceydi. Havaalanından otele kadarki yolda Beyrut hakkında edinmeye çalıştığım ilk izlenimler: “Ne kadar sessiz, huzur dolu bir şehir. Mis gibi de çiçek kokuyor.” Sonraki deneyimlerimle bu şehrin pek de sessiz olmadığını öğrendim. Beyrut halkı eğlenmeyi pek seviyordu. Ne de olsa Akdenizliler, bizim gibi. Sabahın oldukça erken bir saatinde Beyrut’tan ayrılırken bakışlarımla çektiğim son fotoğraf bir dostluk şarkısıydı, notaları ben, sen, o olan.

Beyrut’a gece indi. Bomba sesleri, çığlıkları yırtarak düşüyor gecenin içine. İnsanlar şaşkın, insanlar üzgün, insanlar kızgın. Nerede dostlar, nerede sözler, nerede insanlık? Utanç içindeyiz. Bakamıyoruz bile artık gazetelerdeki ‘parçalanmış bedenlerin’ resimlerine. Saldırıları haber alıyoruz gazetelerden. Ölü sayılarını haber alıyoruz. Ama herşeyden haberimiz var mı acaba? Diktiğimiz çiçeklerin yerine bomba dikiyorlar, haberimiz var mı? Biz dönerken Beyrut çiçek kokuyordu. Şimdi buram buram kan kokuyor!

Haberimiz var mı?

www.barisicinelele.org

 yukarı

birgün bu kopkoyu
faşizmden sağ çıkarsam kendime ne söyleyeceğim?

Tıfıllar için tıklayın...


cinNet'e arabir sorulan sorular